Tag: Netflix

  • Oscar’da En İyi Film Adayları Nereden İzlenebiliyor?

    Oscar’da En İyi Film Adayları Nereden İzlenebiliyor?

    Dün düzenlenen törenle 95. Akademi Ödülleri adayları canlı bir şekilde Youtube üzerinden duyuruldu ve meraklı bekleyiş bitti. Everything Everywhere All At Once, 12 adaylıkla ne kadar güçlü olduğunu göstererek aslında Akademi üyelerinin kendisine mesafeli olabileceğiyle alakalı çekinceleri ortadan kaldırdı diyebiliriz. Everything’in en büyük rakipleriyse Steven Spielberg‘ün The Fabelmans‘ı ile Martin McDonagh’ın The Banshees of Inisherin‘i. Spielberg’ün son derece kişisel ve sinemaya bir aşk mektubu olarak değerlendirilen filminin bu kıyasta bir adım öne çıktığını söylemek de çok yanlış olmaz. Bütün bu bilmece de ABD saatiyle 12 Mart’ta Türkiye saatiyle ise 13 Mart’ta sabaha karşı düzenlenecek seremoniyle çözülecek.

    Seremoniye kadar bu filmleri izlemek isteyenler için malumunuz dijital platformlarda ülke ve bölgelere göre gösterilen filmler değişebiliyor veya bir film aynı anda birden fazla platformda gösterimde olabiliyor. Dijital platformların yanında bir de vizyon tarihleriyle birlikte bu gösterim konusu iyice karışık bir hal alabilmekte.

    Benim gibi bu konuda kafa karışıklığı yaşayanlar için an itibariyle güncel gösterim bilgilerini aşağıda bulabilirsiniz:

    1.

    Everything Everywhere All At Once

    Netflix / Google Play / Apple TV

    2.

    The Fabelmans

    Vizyonda

    3.

    The Banshees of Inisherin

    Vizyon tarihi: 3 Şubat 2023

    4.

    Top Gun: Maverick

    Google Play / Apple TV

    5.

    All Quiet on the Western Front

    Netflix

    6.

    Elvis

    Google Play / Apple TV

    7.

    Avatar: The Way of Water

    Vizyonda

    8.

    Triangle of Sadness

    Resmi gösterimi yok

    9.

    TÁR

    Vizyon tarihi ertelenmiş

    10.

    Women Talking

    Vizyon tarihi: 17 Mart 2023

    Kaynak: Box Office Türkiye, JustWatch, Netflix, Google Play, Apple TV

  • The Pale Blue Eye (2022) – English Review

    The Pale Blue Eye (2022) – English Review

    Scott Cooper (dir.) | Christian Bale, Harry Melling, Lucy Boynton, Gillian Anderson (acts.)

    Although I did not happen to watch any of their previous collaborations, Christian Bale and director Scott Cooper seem to get along very well as they insistently work together for the third time. The Pale Blue Eye is the seventh feature film of Cooper, who priorly made a mark with his 2015 movie Black Mass, in which Johnny Depp portrays FBI’s one of the most wanted crime bosses Whitey Bulger. Cooper also worked with Bale in Out of the Furnace in 2013 and Hostiles in 2017. This time Bale shows up as a producer also. The last point to make about the movie’s production is the acquisition by Netflix for 55 million dollars in March 2021 vis-à-vis other streaming services that also had made bids. As we can see, The Pale Blue Eye was already financially promising and contended for during its production. But what does it provide to its audience, and what do we encounter?

    The film is based on a 2003 Louis Bayard novel of the same name and is another detective movie as the recent popular release of Netflix, Glass Onion, is. One fascination with the film emerges from the inclusion of famous American writer and poet Edgar Allan Poe. Set in 1830 New York West Point, the movie is based on reputed detective Augustus Landor (Christian Bale) being assigned to investigate the murder of a US Military Academy cadet whose heart is violently carved out from his chest.

    Self-assured but alcoholic and retired detective, Landor, meets an intriguing cadet during his research: Edgar Allan Poe (Harry Melling), who is a cadet fond of literature and delved into philosophizing on life in a militarist setting with masculinity in the foreground. Almost a heretical in an environment built upon authority and hierarchy rather than freedom, which catches the eye of everyone in the story. As a matter of fact, Edgar Allan Poe steered himself to the army in 1827 due to the difficulties with financing his university education. Landor hires the fictional Poe without pay to collect information inside the academy while more violent murders with the same style succeed, fueling the fire. Yet, we suspect something is not right with Landor in the underlying theme as the actions carry over. Bale hints that Landor is having some troubles with his work and life with his lavishing performance, yet we remain puzzled. Hence, The Pale Blue Eye attempts to become richer and more layered than a mundane detective adventure. Melling’s moving performance as Poe also needs to be addressed in this regard.

    The Pale Blue Eye is not half bad in maintaining its plot twists while integrating interesting subjects like occultism and idiopathy as the duo of Landor & Poe proceeds with their investigation. However, it does not provide a sphere for the audience to connect with all ongoings. On the one side, Bale is trying to prove something more than a detective story is on play with his layered performance. Melling, on the other side, wants to reveal something special with the story, but the movie does not provide enough to convince its audience why they should pay attention to The Pale Blue Eye more than other genre samples. -Reminds me of Bale’s one of the other three appearances in 2022, Amsterdam. Bale (aside from John David Washington, Margot Robbie, and Robert De Niro) was part of the silver lining of that feature, which was hardly commendable otherwise.- Returning to The Pale Blue Eye, the movie is visually glamorous with its highly pleasing cinematography, and the story is attractive in actuality with the murders decorated, while is quite timid to say anything about its story right to the end. Hence, it is as difficult for the audience to bond with the characters and plot. The protagonist, Landor, remains superficial for most part of the movie despite Bale’s every intention to express something, which perhaps may be due to his additional production responsibility. The resolutions about individuals and society are late, making them inadequate to give meaning.

    In general, The Pale Blue Eye comes out as a modest movie while not offering a fortune to its audience other than its decent detective story arc and visual appeal.

    PS: It’s worth mentioning Robert Duvall’s cameo as a reason to watch.

    Rating: 2 out of 5.

    2/5

    My Letterboxd

    The web pages of The Pale Blue Eye:
    The Pale Blue Eye (2022) — IMDb
    The Pale Blue Eye (2022) — Letterboxd

  • The Pale Blue Eye (2022)

    The Pale Blue Eye (2022)

    Scott Cooper (yön.) | Christian Bale, Harry Melling, Lucy Boynton, Gillian Anderson (oy.)

    Önceki işbirliklerinden hiçbirini izlememiş olsam da ısrarlı bir şekilde 3. defa yeni bir projede bir araya gelmiş olmalarından Christian Bale ile yönetmen Scott Cooper’ın iyi anlaştıklarını çıkarıyorum. The Pale Blue Eye, Scott Cooper’ın 7. yönetmenlik deneyimi. Daha önce 2015 yapımı, Johnny Depp’in FBI’ın en fazla aranan suçlularından Whitey Bulger’ı canlandırdığı Black Mass filmiyle ödül sezonunda biraz kendinden söz ettirmiş olan Cooper, Bale ile de 2013 yılında Out of the Furnace, 2017 yılındaysa Hostiles filmlerinde birlikte çalışmıştı. Bu sefer Bale, önceki işbirliklerine ek olarak bu yapıma yapımcı kadrosunda da katkıda bulunmuş. Filmin yapım süreciyle ilgili bahsedeceğim son noktaysa Scott Cooper-Christian Bale işbirliği The Pale Blue Eye‘ın yayın ve dağıtım haklarının 2021’in Mart ayında Netflix tarafından 55 milyon dolar karşılığında satın alınmış olması. Bu satın alma sürecine başka yayın platformları da dahil olmuş fakat anlaşmayı Netflix kapatmış. Anlayacağımız The Pale Blue Eye, kapısında birazcık rekabet de oluşan, ticari anlamda da kendisinden umutlanılan bir filme dönüşmüş yapım sürecinde bile. Peki film biz seyircisine ne vaat ediyor ve neyle karşılaşıyoruz?

    Film, aslında aynı isimli, 2003 yılında yayınlanmış Louis Bayard’ın yazdığı bir romandan uyarlama. Gizem ve zaman zaman da gerilimle yüklü film, geçtiğimiz günlerde yine Netflix’te yayınlanmış olan Glass Onion gibi bir dedektiflik filmi. Hikayenin ilginç yanlarından biriyse meşhur Amerikalı şair ve yazar Edgar Allan Poe’nun da bu dedektiflik öyküsünün önemli bir parçasını oluşturması. 1830 yılı New York West Point’te geçen film, yine aynı yerde bulunan ABD Askeri Akademisi’nde asılarak öldürülen ve vahşice kalbi çıkartılan bir askeri öğrencinin cinayetinin araştırılmasının bölgenin meşhur dedektifi Augustus Landor‘a (Christian Bale) devredilmesi üzerine kuruyor hikayesini.

    Kendisinden emin, rüştü ispatlanmış bir dedektif olan Dedektif Landor soruşturmasında kendisinde ilgi uyandıran bir askeri öğrencinin yardımına başvuruyor: Edgar Allan Poe (Harry Melling). Erkeksiliğin son derece ön planda olduğu, adından da ileri gelen şekilde militarist bir ortamda, bu durumun aksine edebiyat ve şiirle meşgul olan yaşam üzerine derinlemesine düşünmeye ve felsefeye meyleden bir askeri öğrenci Poe. Serbestlikten ziyade otorite ve emirler üzerine kurulmuş bu ortamda bir çıkıntı da denilebilir ki zaten bu durumun hikayenin tüm karakterleri de farkında. Nitekim Edgar Allan Poe gerçekten de 1827’de rotasını askerliğe, mecburiyetten, üniversite eğitimine çektiği maddi sıkıntılar nedeniyle devam edemediği için çevirmiş. Dedektif Landor‘la girdiği sıradışı diyaloglar sonrasında Landor da bu şahsına münhasır öğrenciyi soruşturmasında akademinin içinden bilgi toplayabilmesi için gönüllü olarak işe alıyor. Bu sırada akademinin repütasyonu için kritik önemde olan bu cinayeti aynı şekilde işlenmiş başka cinayet ve vahşet olayları da takip edince işin ciddiyeti artıyor. Fakat, bütün bunlar olurken arka planda Landor ile alakalı birtakım yolunda gitmeyen şeyler olduğunu fark ediyoruz. Bale, tüm performansıyla, Landor‘un işiyle ve hayatıyla alakalı kişisel olarak bazı sıkıntılar yaşadığını hissettiriyor ancak bir türlü tam olarak neyin döndüğünü anlayamıyoruz. Böylelikle yalnızca bir cinayet dedektifliği macerasından daha zengin ve katmanlı bir hikayeye bürünmeye çalışıyor The Pale Blue Eye. Edgar Allan Poe‘yu canlandıran Melling’in filme heyecan ve renk katan performansının da bunda büyük parmağı olduğunu söylemek lazım.

    Landor ve Poe ikilisi cinayetleri araştırırken okültizm ve ne olduğu anlaşılamayan hastalıklar gibi ilginç konuları hikayeye entegre eden The Pale Blue Eye, bir dedektiflik filminden bekleneceği gibi sürprizlerini ve plot twistlerini saklamada fena değil. Ancak, film seyircisine bütün bu olan bitenlerle bağ kurması için fazla bir alan tanımıyor. Bir yanda Bale, filmde sıradan bir cinayet öyküsünden daha fazlası olduğunu katmanlandırdığı performansıyla anlatmaya çalışıyor, diğer yanda Melling, etkileyici Edgar Allan Poe canlandırmasıyla filmde özel bir şeyler olduğunu göstermek istiyor ancak filmin büyük bir kısmı seyircisine bu dedektiflik hikayesini neden diğerlerinden daha fazla umursaması konusunda ikna edici bir malzeme ortaya koymuyor. -Bu durum bana Bale’ın 2022’de rol aldığı 3 filmden bir diğeri olan Amsterdam‘ı hatırlattı biraz. O filmin de sayılı iyi yanlarından biri Bale’ın performansıydı, ayrıca John David Washington, Margot Robbie ve Robert De Niro da kendi oyunculuklarıyla başka türlü bir şeyler ortaya koymakta zorlanan filmin kayda değer yanlarını oluşturmuştu.- The Pale Blue Eye‘a yeniden dönecek olursam, film göz kamaştırıcı bir sinematografiyle görsel olarak son derece tatmin edici, öyküyse hakikaten ilgi uyandırıcı birtakım cinayet ve cinayet bulgularıyla donatılmış olsa da son dakikaya kadar film kendi hikayesiyle ilgili bir şeyler söylemek konusunda pek çekingen. Dolayısıyla seyirci olarak olanlarla ve karakterlerle bağ kurmak da bir o kadar zor. Ana karakterimiz Landor, uzun süre Bale’ın, belki yapım aşamasındaki sorumluluğunun da getirdiği bilinçle, bir şeyler ifade etmek için elinden gelen her şeyi yapan performansı dışında yüzeysel kalıyor, filmin birey ve toplum değerlendirmeleri ise çok gecikiyor ve bir anlam katma konusunda yetersiz kalıyor.

    Nihayetinde, genel olarak baktığımızda, The Pale Blue Eye, oyunculuk performansları, fena ilerlemeyen dedektiflik hikayesi örgüsü ve görselliğiyle eli yüzü kötü olmayan bir film olarak ortaya çıksa da bundan daha fazla bir şey sunmuyor seyircisine.

    Dipnot: Bütün bunların yanı sıra Robert Duvall’ı görmek için izlenebileceği notunu düşmek gerek.

    Rating: 2 out of 5.

    2/5

    Kişisel Letterboxd hesabım

    Filmin web sayfaları:
    The Pale Blue Eye (2022) – IMDb
    The Pale Blue Eye (2022) – Letterboxd