95. Oscar Ödülleri oy pusulam: Akademi üyesi olsam kime oy verirdim?

Oscar Kırmızı Halı - İllüstrasyon

Büyük günü geldi çattı ve bu gece sabaha karşı saat 03.00’te başlayacak törenle birlikte meşhur Akademi Ödülleri 95. defa sahiplerini bulacak. Nihayet tekrar sunuculu olacak törenle ilgili haberleri, nereden izlenebileceğini pek çok yerden takip etmek mümkün. Yine aynı şekilde, törene yaklaşırken tüm Oscar guruları ödüllerle ilgili ince elenip sık dokunmuş tahminlerini paylaşıyorlar. Benim de kendi tahminlerim var elbette ve onları eleştirmen ve sinemaseverlerin tahminlerini yarıştırdığı Gold Derby’de paylaşıyorum. Kazananlar için tahminlerim şu bağlantıda güncel olarak duruyor. Bir buçuk ay önce açıklanan adaylık tahminlerindeyse tam 9900 tahmin arasında 12. olduğumu da buraya iliştirerek birazcık kendi reklamımı da yapayım.

Tahminlerim zaten orada olduğundan onlar üzerine pek de fazla konuşmak istemiyorum. Daha ziyade eğer ben de bir Akademi üyesi olsaydım ve geçtiğimiz haftalarda ben de 95. Akademi Ödülleri’nde oy kullanıyor olsaydım nasıl bir oy pusulam olurdu, kime oy verirdim bunu paylaşmak isterim. Kısaca da tercihlerimi açıklayacağım. Bazı filmleri henüz izleyemediğim için değerlendirmelerime katamadım. Aynı şekilde Uyarlama Senaryo kategorisinin de bu yıl öne çıkan iki filmi Women Talking ile Living’i izleyemediğim için onu da dahil etmedim. Bunları hariç tutarsak, buyrunuz oy pusulama…

EN İYİ FİLM

  1. Everything Everywhere All At Once
  2. The Banshees of Inisherin
  3. The Fabelmans
  4. Top Gun: Maverick
  5. TÁR
  6. Elvis
  7. All Quiet on the Western Front
  8. Avatar: The Way of Water

Toplam 10 adayın bulunduğu ve benim de yukarıda yaptığım gibi tercihli sıralama sistemiyle oy kullanılan, yani en çok beğendiğinden en az beğendiğine doğru bir sıralama yapılarak oy kullanılan En İyi Film kategorisi için kesinlikle bu yılın ödül için de açık ara favorisi EEAAO’ya oy verirdim fakat arkasındaki diğer iki filmi de epey sevdiğimi belirteyim. Sonrasındaysa Steven Spielberg’ün Top Gun övgüsünden etkilendiğim için, ne kadar saygı duysam da pek de ısınamadığım, TÁR’ın önüne koydum. Listenin gerisi malum. Women Talking ve Babylon’u henüz izleyemediğim için pusulama ekleyemediğimi not düşeyim.

YÖNETMEN

  • Daniel’lar (Daniel Kwan ve Daniel Scheinert) | “Everything Everywhere All At Once”
  • Martin McDonagh | “The Banshees of Inisherin”
  • Steven Spielberg | “The Fabelmans”
  • Todd Field | “TÁR”
  • Ruben Ostlund | “Triangle of Sadness”

Sinemaya kelimenin tam anlamıyla ihtiyaç duyduğu yeni soluğu getiren EEAAO’a oy vermezlik edemiyorum. Sebebi açık ve net. Üzerinden aylar geçse de EEAAO’ın bana yaşattığı deneyimi unutamıyorum. Daniel’lar bu ödülü kesinlikle hak ediyor. Bununla birlikte Steven Spielberg’ün, artık klişeleşmiş tabirle, en kişisel filminde çıkardığı başarılı işle birlikte Todd Field’ın biraz gözlerden uzak kalan TÁR’ına da dikkat çekmek isterim.

KADIN OYUNCU

  • Michelle Yeoh | “Everything Everywhere All At Once
  • Cate Blanchett | “TÁR”
  • Ana de Armas | “Blonde”
  • Andrea Riseborough | “To Leslie”
  • Michelle Williams | “The Fabelmans”

To Leslie ve Blonde’u henüz izleyemediğim için Andrea Riseborough ve Ana de Armas’ı dışarıda bırakarak bu karar vardım. Ancak duyduklarım kadarıyla iki oyuncu da ne Cate Blanchett ne de Michelle Yeoh seviyesine çıkmamış bu sene. Blanchett da Yeoh da inanılmaz bir oyunculuk sergilemişler bu yıl. İki oyuncu da her türlü ödülü hak etse de bu kategoriyi kazanacak ilk Asyalı kadın oyuncu olacak olması ve Blanchett’ın halihazırda bir Oscarının da olması sebepleriyle Yeoh’yu tercih ediyorum. Nitekim Blanchett da geçtiğimiz haftalarda artık kendisinin ödül kazanmak istemediğini ifade etmiş.

ERKEK OYUNCU

  • Colin Farrell | “The Banshees of Inisherin
  • Austin Butler | “Elvis”
  • Brendan Fraser | “The Whale”
  • Paul Mescal | “Aftersun”
  • Bill Nighy | “Living”

Artık vakti geldi. Kariyerinin bu noktasında Farrell’ın, harikulade performansıyla da, artık Oscarlanması gerek. In Bruges ile kariyerini kalkışa geçiren Martin McDonagh ve rol arkadaşı Brendan Gleeson ile 14 yıl aradan sonra yeniden bir araya geliyor olması da bu anlatıyı daha da anlamlı kılıyor. İzlerken Colin Farrell’ı izlediğinizi unuttuğunuz bir performans.

YARDIMCI KADIN OYUNCU

  • Stephanie Hsu | “Everything Everywhere All At Once
  • Angela Bassett | “Black Panther: Wakanda Forever”
  • Hong Chau | “The Whale”
  • Kerry Condon | “The Banshees of Inisherin”
  • Jamie Lee Curtis | “Everything Everywhere All at Once”

Dönüp dolaşıp hep EEAAO’ya geliyorum. Hsu’nun filmi taşıyan, dokunaklı performansı, bu genç yaşında ödülle tanışacak olmasının onun kariyerini taşıyacağı yer… Her bakımdan Hsu’nun ödülü kazanmasını çok isterim.

YARDIMCI ERKEK OYUNCU

  • Ke Huy Quan | “Everything Everywhere All At Once
  • Brendan Gleeson | “The Banshees of Inisherin”
  • Brian Tyree Henry | “Causeway”
  • Judd Hirsch | “The Fabelmans”
  • Barry Keoghan | “The Banshees of Inisherin”

Bana göre EEAAO’nun başarısının arkasında en önemli etmenlerden biri Ke Huy Quan ve inanılmaz performansı. Tam olarak olması gerektiği gibi çok ince ayarlanmış bir performansı var ve filmin katmanlı hikaye anlatımının çözümüne de çok uyumlu bir şekilde hizmet ediyor.

ÖZGÜN SENARYO

  • The Banshees of Inisherin” | Martin McDonagh
  • “Everything Everywhere All at Once”
  • “The Fabelmans”
  • “TÁR”
  • “Triangle of Sadness”

Bu kadar basit ve tutumlu bir hikayeyi böylesi hüzünlü ve sürükleyici bir noktaya getirebilen Martin McDonagh’yı ayakta alkışlıyor, En İyi Film kategorisinde ilk sıraya koymuş olmamanın verdiği vicdan azabından burada kendisine oy vererek kurtuluyorum.

SİNEMATOGRAFİ

  • TÁR
  • All Quiet on the Western Front
  • Bardo, False Chronicle of a Handful of Truths
  • Elvis
  • Empire of Light

Geçtiğimiz haftalarda Twitter’da maruz kaldığım filme ait karelerin de etkisiyle sinematografisinin hikaye anlatımıyla nasıl bütüncül bir ilişkisi olduğunu da hatırlayarak TÁR’ı burada ödüllendirmek istedim.

KURGU

  • Everything Everywhere All At Once
  • The Banshees of Inisherin
  • Elvis
  • TÁR
  • Top Gun: Maverick

EEAAO, bugün bulunduğu yerdeyse bunun başlıca sebeplerinden biri de baş döndürücü kurgusu. Keşke Elvis de kendine EEAAO’dan pay çıkarsaymış. Aslında son derece kısıtlı teknik bilgimle Elvis’te de benzer bir tarz uygulanmaya çalışılmış olduğunu düşünüyorum. Ancak, eğer haklıysam, aynı metod birinde filmi fragmana çevirirken, diğerini bu yılın açık ara favorisi kılmış.

MÜZİK

  • The Banshees of Inisherin
  • All Quiet on the Western Front
  • Babylon
  • Everything Everywhere All at Once
  • The Fabelmans

Çok gündeme gelmedi ancak filmi izledikten sonra, filmin kendisi gibi, uzun süre aklımdan çıkmayan bir müziği var The Banshees of Inisherin’in. Tekrar tekrar da açıp dinlediğim bu müzik olmasa filmin o diken üstündeki hayli trajikomik hikayesi seyircisine asla bu denli aksettirilemezdi.

ULUSLARARASI FİLM

  • “The Quiet Girl” | İrlanda
  • “All Quiet on the Western Front” | Almanya
  • “Argentina, 1985” | Arjantin
  • “Close” | Belçika
  • “EO” | Polonya

Aslında ödülü kesinlikle Decision To Leave’in hak ettiğini düşündüğüm bu kategoride, Akademi’nin düştüğü büyük hata nedeniyle, Decision To Leave’in seçenekler arasında olmaması sonucu tercihimi The Quiet Girl’den kullanıyorum. EO ve Close’u izleyemedim henüz ancak onların eleştirilerine de baktığımda pek bir haksızlık yapmadığımı düşünüyorum. Kendi açımdan baktığımda bu kategori için zayıf bir yıl gibi durduğunu söyleyebilirim.

ANİMASYON

  • Guillermo del Toro’s Pinocchio
  • Marcel the Shell With Shoes On
  • Puss in Boots: The Last Wish
  • The Sea Beast
  • Turning Red

Geçmiş yıllara göre çok güçlü adayları olmayan bu kategoride benim oyum, 10 yılı aşkın sarf edilen emeğe binaen Del Toro’nun Pinocchio’suna gidiyor.

BELGESEL

  • Navalny
  • All That Breathes
  • All the Beauty and the Bloodshed
  • Fire of Love
  • A House Made of Splinters

Rus muhalif Alexei Navalny’nin perde arkasındaki hikayesini anlatan Navalny, gerçek kesitleri güzel bir şekilde birleştirerek, fazla da hırslı iddialarda bulunmadan, beklentimin bir hayli ilerisinde çıkmıştı.



Comments

Leave a comment